İskenderun'da Gezilecek Yerler ve Sahil Rotası

İskenderun’da Gezilecek Yerler ve Sahil Rotası

İskenderun’a gelen birçok ziyaretçi, şehri sadece bir liman kenti olarak düşünüp geçişte uğrar. Oysa Körfez boyunca uzanan sahil şeridi, Amanos etekleri ve çok katmanlı tarihi olan bu kent, yarım günde bakıp geçilecek bir yer değil.

Sahil Bulvarı: Sabahın Erken Saatlerinde Başlayın

İskenderun Sahil Bulvarı, yaklaşık 3 kilometre boyunca uzanır ve kentin merkezini Körfez kıyısına bağlar. Sabah 6-7 arasında burada yürürseniz önünüzde Amanos Dağları’nın silueti, solunuzda Akdeniz — ve az sayıda insan. Bulvar üzerindeki parklardan biri olan Atatürk Parkı, sabah saatlerinde yerel yaşamı gözlemlemek için iyi bir noktadır. Balıkçı tekne çıkışlarını buradan izleyebilirsiniz.

Tarihi Çarşı ve Ermeni Kilisesi

Şehrin eski çarşısına, yani merkezdeki kapalı pasajlar bölgesine girmeden İskenderun’u anlamak güçtür. Dar sokaklar, birbirinin içine geçmiş küçük dükkanlar, bakırcılar ve tahıl tüccarlarının izlerini hâlâ taşıyan hanlar burada. Bu bölgede yürürken 19. yüzyıl Osmanlı ve Fransız manda döneminden kalma yapılara dikkat edin — cepheler çoğunlukla değiştirilmiş ama binaların kemerleri ve avlular ele verir.

Ermeni Kilisesi (Surp Asdvadzadzin), şehir merkezindedir ve bazı yıllarda ziyaretçilere açıktır. Binanın dışından bile Fransız manda döneminin mimari izlerini görmek mümkün.

Payas Kalesi ve Sokullu Külliyesi

İskenderun merkezi değil ama şehre 20 km uzaklıkta, Payas ilçesinde bulunan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi bu rotanın en etkileyici durağıdır. 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından tasarlanan külliye; han, hamam, cami ve arasta bölümlerini bir arada barındırır. Yanı başındaki Payas Kalesi ise hem Osmanlı hem de daha önceki dönemlerin katmanlarını taşır. Pazartesi hariç her gün açık olan kalede saatlerce gezilebilir; giriş ücreti semboliktir.

Belen İlçesi: Dağın Üzerinde Bir Nefes

İskenderun’dan Belen ilçesine çıkış, yaklaşık 20 dakikalık keskin bir tırmanışla olur. Belen, Hatay ile İskenderun arasındaki geçit üzerinde, Amanos yamacında kurulu küçük bir ilçe. Buradaki yaylaların çoğu yazın serin kalır; kentten kaçmak isteyenler için iyi bir alternatif. Belen Geçidi’nin en yüksek noktasından İskenderun Körfezi’nin tamamını görebilirsiniz — bu manzara için bile çıkmaya değer.

Deniz Kenarında Ne Yenir

Sahil bulvarı boyunca ve balıkçı barınağının yakınında birkaç eski usul balık lokantası var. Özellikle körfezde avlanan Palamut (sonbahar sezonu Ekim-Kasım) ve Kılıç balığı taze olarak servis edilir. Kebap kültürü de güçlü: kuzu şiş, ciğer ve beyran çorbası sabahları yerel lokantalarda bulunur. Merkezdeki tarihi köftecilerden biri, 1970’lerden beri açık — menüde köftenin yanında sadece salata ve ayran var, başka seçenek yok.

Körfez Turu

Balıkçı barınağından kalkan küçük tekneler, özellikle yaz aylarında Körfez turları düzenler. Sabit bir tarifesi olmayan bu turlar için kıyıdaki teknecilerle pazarlık şart. Yaklaşık 1-1,5 saatlik tur sizi körfezin açık sularına, bazen de Amanos yamacının suyun kenarına dayandığı noktalara götürür. Ağustos ayında bu suların sıcaklığı 28-29 dereceye çıkar.

İskenderun’da bir gün yetmez, ikisi de yetişmez. Fakat tek günlük rotada öncelik: sabah Ermeni Kilisesi ve tarihi çarşı, öğlen sahil yürüyüşü ve balık öğle yemeği, öğleden sonra Payas. Bu sıralama coğrafi ve zamanlama açısından mantıklıdır — çünkü Payas günün son ışığında en iyi görünür.

Diğer Haberler